MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.08.2012 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan müdahalenin önlenmesi, kal ve eski hale iade istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kırsal terminal alanında bürolu bilet gişesinin davalı ... başkanlığından kiralandığını, bir süre sonra belediye tarafından bilet gişesinin önünü tamamen kapatacak şekilde danışma ofisi yapıldığını, müşterilerin gişeyi göremediğini, ticari kazancının düştüğünü, olumsuz etkilendiğini belirterek gişenin önündeki danışma bankosunun kaldırılarak eski hale getirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kira ilişkisi olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, ihtiyaç nedeniyle danışma ofisinin yapıldığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından yapılan bankonun davacıyı zarara uğrattığı ve davalı tarafından hakkın kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.
Sulh hukuk mahkemelerinin görevi ise HMK’nın 4. maddesinde düzenlenmiş; HMK’nın 383. maddesinde de aynı kanunun 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin de aksine bir düzenleme olmadığı takdirde sulh hukuk mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının kira sözleşmesi ile faaliyet gösterdiği bir nolu bürolu bilet gişesini davalı belediyeden kiraladığı, davalı ... tarafından davacının bilet gişesinin önünü kapatacak şekilde danışma bankosu yapılması nedeniyle davacı tarafın zarara uğradığı gerekçesiyle danışma ofisinin kaldırılarak eski hale getirilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece de uyuşmazlık komşuluk hukukundan kaynaklanan müdahalenin önlenmesi davası olarak nitelendirilerek çözülmüştür.
6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalarda görevle ilgili olarak 6100 sayılı HMK’nın hükümlerinin uygulanması gerektiğinden ve uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmadığından 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince davanın niteliği itibariyle asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkemece, re'sen gözetilmesi gereken bu husus nazara alınmaksızın davanın esastan sonuçlandırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy