MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25/08/2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/11/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Bir kısım davalılar, bilirkişi raporunun aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini belirtmişlerdir.
Mahkemece, 6 adet taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında paydaş olan ... ... ve ... ...un veraset ilamlarında adlarının ... ve ... olarak geçtiği, dava konusu 500 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından ....
...'nun baba adlarının da tapu kaydında ..., veraset ilamlarında ... olduğu dolayısıyla tapu kayıt malikleri ile davalıların murislerinin kimlik bilgileri arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, öncelikle tapu kayıtlarında yanlış yazılan kimlik bilgileri düzeltilmeli, gerekirse bu konuda dava açılmak üzere davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, tapu kayıtları ile veraset ilamları arasındaki çelişki giderildikten sonra ortaklığın giderilmesi talebinin karara bağlanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, Dairemizin 28.03.2013 tarihli mahalline iade kararı ile dava konusu taşınmazın ölü paydaşlarının veraset ilamları getirtilmiş ise de bu veraset ilamlarında mirasçı olarak belirtilen ...eşi ...eşi ... oğlu ... ... eşi ... davada yer almamışlardır. Adı geçenlerin sağ ise kendileri vefat etmiş iseler veraset ilamları temin edilerek belirlenecek mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin tam olarak sağlanması gerekir.
Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 30.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.