MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili ... aleyhine açtığı davada 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın davalı ... belediye Başkanlığı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahallinde yapılan keşif sonucunda ve tapu kayıtlarından dava konusu taşınmaz maliki olduğu anlaşılan ...'e mahkemece dava dilekçesi ve diğer belgeler resen tebliğ edilmiştir.
Dahili davalı ..., hakkında usulüne uygun dava açılmadığını ve çekişme konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, karar başlığında ... davalı gösterilerek dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğu ve 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, dahili davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olması nedeniyle mülkiyet hakkı etkilenecek tapu kayıt malikine yöneltilmelidir. Somut olayda dava konusu 8130 parsel sayılı taşınmaz ... adına kayıtlı olup ... Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmayan ...'e ait taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırlan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.