MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı Emine Albaş hakkında açılmış bulunan davanın vazgeçme nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılmış bulunan davanın kabulüne dair verilen 13.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ..., ... ve ... vekili ve bir kısım davalıların kayyımı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Bir kısım davalılar vekili ve davalı kayyımı vekili, ortaklığın taksim suretiyle mümkün değilse satış suretiyle giderilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ..., ... ve ... vekili ile bir kısım davalıların kayyımı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; dava konusu 505 ada 9 parsel sayılı taşınmazın paylı maliklerinden İsmail oğlu ... ve .... oğlu ... davada yer almamıştır. İsmi geçen paylı maliklerin adres ve kimlik bilgileri nüfus ve tapu müdürlüğünden araştırılarak sağ iseler kendilerinin, ölü oldukları tespit edildiği takdirde mirasçılarının usulüne uygun olarak davaya katılmalarının sağlanması gerekir.
Mahkemece, taraf teşkili sağlanmadan usul hükümlerine aykırı şekilde davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy