MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.12.2009 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davaya karşı bir diyeceği olmadığını beyan etmiş, diğer davalı ve dahili davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ... ili, ... ilçesi, ... Köyü 3052, 1765, 1487, 1639, 87, 2025, 4272 ve 4273 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, dahili davalı ... temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre 3052, 1765, 1639, 87, 2025, 4272 ve 4273 sayılı parseller yönünden dahili davalı ...'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ancak, 492 Sayılı Harçlar Kanunu ve eki Tarifenin karar ve ilam harcına ilişkin hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle gayrimenkulün satış bedeli üzerinden binde 11,38 harç alınması gerekirken % 09 (binde dokuz) oranında harç alınması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- 1487 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi hükmü uyarınca da davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Ortaklığın giderilmesi davalarında da dava konusu taşınmazlardaki tüm maliklerin (paylı maliklerin veya elbirliği maliklerinin) ölenler varsa onların mirasçılarının davada yer almaları sağlanmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; 1487 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik olan İbrahim oğlu ...'nun dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden 22.04.1997 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Adı geçenin mirasçılık belgesi temin edilerek buna göre taraf teşkilinin sağlanması gerekirken nüfus kaydı ile yetinilmesi doğru değildir.
Ayrıca taşınmaz tapuda 1/12 paylı olarak İbrahim kızı Medine adına kayıtlı olup bu kişinin tapu kaydındaki kimlik bilgileri düzeltilmeden Medine Mestoğlu olarak kabul edilmesi ve Medine Mestaoğlu'na ait mirasçılık belgesinin hükme esas alınması da yerinde değildir.
Temyiz dilekçesinde davalılardan ... ve ...'nun vefat ettikleri bildirildiğinden bu hususun da araştırılarak usulunce taraf teşkilinin sağlanmasından sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece; ... oğlu ...'nun mirasçılık belgesi temin edilerek, tapu kaydında Medine olarak yazılı şahsın soyadının tapu kaydındaki kimlik bilgilerine soyadı ekletilmek suretiyle tapu kaydı nüfus sicilindeki kimlik bilgilerine uygun hale getirildikten sonra mirasçılarının usulünce davaya dahil edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması ve daha sonra bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan "% 09 (binde dokuz)" ibaresinin hüküm sonucundan çıkarılarak bunun yerine “binde 11,38" ibaresinin yazılmasına, 3052, 1765, 1639, 87, 2025, 4272 ve 4273 sayılı parseller yönünden hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 3 numaralı bent uyarınca 1487 sayılı parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.