MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.09.2009 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulü ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesine dair verilen 21.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 1007, 1653, 1654, 1681, 2204 ve 142 parsel sayılı taşınmazların aynen taksim suretiyle mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... , açılan davaya bir diyeceği olmadığını beyan etmiştir.
Davalı ..., taşınmazlardaki ağaçların babası tarafından dikilip evin de babası tarafından yapıldığını, evin ve ağaçların bedelinin babası ... mirasçılarına verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine özellikle dava konusu taşınmazların satış bedelinin ... ve ...'nin küçük yaşta ölen çocuğu ...'nin mirasçılık belgesindeki paylar dikkate alınarak dağıtılacağının ve davalının yargılama aşamasında muhdesata ilişkin bir talebinin bulunmaması karşısında bu hususta daha sonra sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabileceğinin anlaşılmasına göre davalı ...'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile, dava konusu 1007, 142, 1653,1681 ve 2204 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hüküm kısmının ONANMASINA,
2-Dava konusu 1654 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyize gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 1654 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında İbiş kızı Dudu Vurgaç'ın 1/2 payının bulunmasına rağmen davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda adı geçen kişinin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nin dava konusu 1007, 142, 1653, 1681 ve 2204 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının reddine, hükmün bu parsellere ilişkin olan kısmının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 1654 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için taşınmaz malların satış bedelinden payına düşecek paranın binde 11,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 24,30 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenden alınmasına, 04.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy