MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.05.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ortaklığın satış suretiyle giderilmesine dair verilen 16.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, 1020 ada 4 parsel sayılı taşınmazın aynen taksim suretiyle mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, taşınmazlarla ilgili tapu ihtilafı bulunduğunu ve davanın reddi gerektiğini, aynen taksim taleplerinin olmadığını, ortaklığın ancak satış suretiyle giderilebileceğini savunmuştur.
Mahkemece, aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu 1020 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 14.08.2009 tarihinde Davut oğlu Mehmet Pupu'nun imar işlemi nedeni ile 113/2400 oranında paydaş olduğu ve davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda adı geçen kişinin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 04.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy