MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.03.2012 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının 1/2 oranında paydaş olduğu 339 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davalıya satıldığını ileri sürerek payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yirmi yıl önce taşınmazın fiilen taksim edilerek her paydaşın kendi yerini kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satıcı paydaş tarafından satımdan önce davacıya teklifte bulunulduğu, davacının önalım hakkını kullanmadığı ayrıca davacı ve satıcı paydaşın dava konusu taşınmazı kendi aralarında taksim edip belirli kısımlarını kullandıkları, bu durumda önalım hakkının kullanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır.
Yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur (TMK m. 733/3).
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer (TMK m. 733/4).
Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut olyada, mahkemece, satıcı paydaş tarafından satımdan önce davacıya teklifte bulunulduğu, davacının önalım hakkını kullanmadığı ve fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu payın tapuda satışından önce davacının satın almayacağını beyan etmesi önalım hakkının kullanılmasına engel değildir. Mahkemece, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar verilmesine ilişkin hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan HUMK’nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin yukarıdaki şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu gerekçe ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy