MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 47 ada 110 parsel sayılı taşınmazda müvekkili ile davalıların paydaş olduklarını, komşu 47 ada 192 parsel üzerinde bulunan ve 110 parsele taşkın olan binada kat mülkiyetine geçmek istediklerini ancak taşkın inşaat nedeniyle mümkün görülmediğini ileri sürerek dava konusu 47 ada 110 parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalı ...'in hisselerinden 50'şer m2'den toplam 100 m2'lik kısmının ifrazına, 192 parsel sayılı taşınmaz ile tevhidine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, imar parselinin bu şekilde ifrazının mümkün olmadığını, uyuşmazlığın taşkın inşaat hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında, mahkemece, davanın ortaklığın giderilmesi olarak nitelendirilmesi halinde 110 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 110 parsel sayılı taşınmazın satış sureti ile ortaklığının giderilmesine, 192 parsel sayılı taşınmazda satış talebinde bulunulmaması nedeniyle bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi gereğince bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime ait bir görevdir.
Somut olayda, davacı, 110 parsel sayılı taşınmazdan kendisinin ve davalı ...'in payının bir kısmının ifrazı ile yine paydaşı oldukları 192 parsel sayılı taşınmaza tevhidini talep etmiştir. Mahkemece, usulüne uygun olarak açılmış ortaklığın giderilmesine ilişkin bir dava bulunmadığı halde paydaşların her birinin malın paylaşımını isteyebileceği, davalı 110 parsel sayılı taşınmaz ortaklarının satış talebinde bulunduğu gerekçesiyle davalıların talebi doğrultusunda 110 parsel sayılı taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine, 192 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak aslında davacı tarafından tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulduğu halde ortaklığın giderilmesine ilişkin talep bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin talebi açıklattırılarak ve bu konudaki delilleri toplanıp değerlendirilerek oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken ortaklığın giderilmesine ilişkin olarak usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy