MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.10.2004 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi ve kal, asli müdahil tarafından tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 17.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve duruşmasız olarak da asli müdahil vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yaylaya müdahalenin men-i ve kal ile tescil istemlerine ilişkindir.
Davacılar, dava dilekçesi ile dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan “...” adıyla bilinen yaylanın 1130 tarihli Sultan 3. Ahmet’in tuğrasını taşıyan bir fermanla kendilerine tahsis edildiğini, o tarihten buyana kullana geldiklerini ileri sürerek davalıların yaylaya elatmanın önlenmesini, davalılara ait yapıların kal’ini talep etmişlerdir.
Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacılar tarafından temyiz edildiğinden, dosya temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiştir.
Ancak, daha önce davacılar tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/49 esasında aynı yaylaya ilişkin olarak elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunulmuş, mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesinin Dairemizce yapılarak 10.11.2009 tarihli ve 2009/8786-2009/12562 sayılı ilamla kararın bozulması üzerine davacılar 28.06.2010 tarihli dilekçeleriyle yukarıda belirtilen bozma kararını veren heyetten Daire Başkanı ... ile kararda imzası bulunan Üyeler ..., ... ile ... hakkında reddi hakim talebinde bulunmuşlardır. Davacılar 19.03.2010 tarihli şikayet dilekçesi ile ayrıca reddi hakim talebinde bulundukları Başkan ve Üyelerle ilgili olarak Yargıtay Birinci Başkanlığına vermiş oldukları şikayet dilekçesinde gerekli idari ve adli soruşturmanın yapılmasını, ayrıca 19.03.2010 tarihli dava dilekçesi ile her biri aleyhine 5’er TL olmak üzere toplam 25 TL tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Davacılar tarafından verilen gerek reddi hakim dilekçesinde gerekse bu dilekçelerine ekledikleri şikayet dilekçesi ve tazminat davası dilekçesinde Daire Başkanı ve bozma kararında imzaları bulunan Daire Üyeleri hakkında çeşitli isnatlarda bulunmaları nedeniyle Dairemizce 15.07.2010 tarihinde davadan çekinme kararı verilmiş; bunun üzerine Yargıtay Başkanlar Kurulunun 27.01.2011 tarihli ve 2 sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 1. Hukuk Dairesi görevlendirilmiştir.
Davacılar bu davada da 14. Hukuk Dairesi Başkanlığına hitaben yazmış oldukları 30.09.2013 tarihli dilekçe ile daha önce yukarıda belirtilen dava dosyasındaki reddi hakim talebindeki aynı gerekçelerle Daire Başkanı ... ile Daire Üyesi ... hakkında reddi hakim talebinde bulunduklarından 6100 sayılı HMK’nın 36. maddesinde öngörülen davadan çekinme koşulları gerçekleşmiş, bu nedenle çekinme kararı verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 2013/12626 esas sayılı davaya bakmaktan ÇEKİNMESİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Yüksek Birinci Başkanlığa gönderilmesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy