MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tük. Mah. Sıf.)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 19.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan davacının tapu iptali ve tescil, ikinci kademede ise alacak taleplerine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.,
Mahkemece, yüklenicinin kendisine ait olmayan taşınmazı satamayacağı gerekçesiyle tapu iptal tescil talebinin reddine, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin hangi neden ve ilişkiden kaynaklandığı ispat edilmediğinden alacak isteğinin de reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin alacak isteğine ilişkin talebine gelince; 21.04.2005 tarihli yazılı sözleşme ile dava konusu 44 parselde bulunan çatı meskenin yüklenici tarafından davacıya temlik edildiği, satış bedelinin 45.000,00 TL olduğu, 25.000,00 TL nin peşin ödeneceği, kalan 10.000,00 TL nin 30.10.2005 tarihinde, 10.000,00 TL'nin ise dairenin teslimi sırasında ödeneceği kararlaştırılmıştır. Dosyaya ibraz edilen ödeme belgelerinde davacı ya da babası tarafından satılan dairenin avansı olarak 25.000,00 TL ve ödeme sebebi belirtilmeksizin bir kısım ödemeler yapılmış, yüklenici ad ve imzası ile kaşesi bulunan ödeme belgeleri dosyaya sunulmuştur. Davalı yüklenici ile davacı arasında sözkonusu bağımsız bölüm temliki dışında herhangi bir borç ilişkisi olduğu ileri sürülmediği halde mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından sadece satış bedeline mahsuben ödenen paraların iadesi talep edildiğine göre ödeme belgelerindeki toplam miktarın belirlenerek davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken davanın bedel yönünden de reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 08.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy