MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.11.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulü ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesine dair verilen 16.07.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 60858 ada 6 parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, doğrudan satış için başvurulmasının mümkün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... ve Hazine vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; Tapu kayıt maliklerinden ...'nun 28.01.1981 tarihinde, ...'ın ise 22.03.2002 tarihinde vefat ettikleri dosyada mevcut mirasçılık belgelerinden anlaşıldığı halde adı geçen paydaşların mirasçılarının davada yer almadıkları anlaşılmıştır. Bu durumda tapu kayıt malikleri ... ve ...'ın veraset ilamlarına göre mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy