MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2008 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalının terekesi temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, ... tereke temsilcisi vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazlarda paylı malik olarak görülen ...'a dava dilekçesi ilanen tebliğ edilerek dava sonuçlandırılmış ise de UYAP ortamından çıkartılan nüfus kaydına göre ...'ın 08.05.1953 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Adı geçen şahsın tereke temsilcisi vekili tarafından, taraf teşkili sağlanmadığından bahisle hüküm temyiz edilmiştir. Paylı malik olduğu belirtilen şahsın 08.05.1953 yılında öldüğü anlaşıldığından taraf teşkili sağlanmadan davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Davacı tarafından tapuda ... oğlu ... adına 3/4 paylı malik olarak kayıtlı olan dava konusu 94 ada 23 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının giderilmesi talebi ile “... oğlu ...” hasım gösterilerek dava açılmıştır. Bu durumda mahkemece nüfus kaydına göre ... İli ... İlçesi ... Mahallesi cilt no 69, hane no 13'de nüfusa kayıtlı ... TC kimlik no'lu ... ... ve ... oğlu “...” ile tapu malikinin aynı şahıs olup olmadığı araştırılarak ileride hükmün infazında herhangi bir tereddüte neden olunmaması için kimlik bilgilerindeki bu çelişkinin giderilmek üzere davacı vekiline gerektiğinde dava açmak için uygun bir süre de verilerek bu çelişkinin giderilmesinden sonra davanın esastan karara bağlanması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... tereke temsilcisi vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 28.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy