MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.06.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 01.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, adreslerine tebligat yapılamayan bir kısım davalıların tebliğe elverişli yeni adreslerinin bildirilmesi için davacı vekiline bir haftalık ihtarlı kesin süre verilmesine rağmen, davacı vekilinin kesin süre içerisinde yeni adresleri bildirmemesi sebebi ile HMK’nın 119/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili, dava dilekçesinde davalıların adreslerinin gösterildiğini, adreslerine tebligat yapılamayan davalılara Tebligat Yasası uyarınca adres araştırması yapılıp tebligat yapılması gerektiğini, ayrıca karar verilmeden önce yeni adreslerin mahkemeye bildirildiğini ileri sürerek temyiz etmiştir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde hakkında bir davanın bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Tebligatın nasıl ve kimlere yapılacağı, adresi meçhul olanlara nasıl tebligat yapılacağı, adres araştırması ve tespiti yöntemi 7201 Sayılı Tebligat Kanununda gösterilmiş, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 48 ve devamı maddelerinde de adres bilgilerinin tutulması, güncellenmesi ve kullanılması ile ilgili hükümler öngörülmüştür.
Somut olayda, tebligat yapılamayan davalıların adresleri dava dilekçesinde belirtilmiştir. Davalıların adreslerinin hiç belirtilmemiş olması halinde 6100 sayılı HMK’nın 119/2. maddesi uyarınca davacıya eksikliğin giderilmesi için bir haftalık kesin süre verilmesi gerekirken, buna uyulmaması usule uygun değildir. O halde mahkemece, davacı vekili tarafından bildirilen yeni adreslere tebligat gönderilmesi, bu adreslere de tebligat yapılamaması halinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca adres araştırması yapıldıktan sonra tespit edilecek yeni adreslere tebligat gönderilmesi, bütün bunlara rağmen tebligat yapılamazsa veya yeni adresde tespit edilemezse ilanen tebligat yapılarak, taraf teşkili sağlanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 09.04.2013 tarihide oybirliği ile karar verildi.