MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18.06.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile karşı taraftan bir kısım davalılar vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalıların murisi ... vekili ... ile ... 2.Noterliği’nde düzenledikleri 25.06.1986 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile ...’e ait 448/9190000 payın satışının vaat edildiğini, zilyetliği devredilen taşınmazda imar uygulamasıyla oluşan 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının devredilmediğini ileri sürerek taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, diğer davalılar ise zamanaşımı süresinin geçtiğini, satış bedelinin ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, satış vaadi sözleşmesine konu payın kadastro ve imar uygulamalarıyla oluşan miktarının 6 parsel sayılı taşınmazda 1474/28459; 7 parsel sayılı taşınmazda da 1914/36779 olduğu gerekçesiyle bu payların davacılar adına eşit oranda tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacılar ... 2.Noterliği’nde düzenlenen 25.06.1986 günlü satış vaadi sözleşmesine dayanarak mülkiyet aktarımı isteminde bulunmuşlardır. Bu sözleşmede, davalıların murisinin 448 m²'ye denk gelen “İstanbul, ..., Bulgurlu Mahallesi, 81 yevmiye, 217 cilt, 50 sayfa, 15 numarada” kayıtlı taşınmazdaki 448/9190000 payın tamamının satışı vaat edilmiştir. Hükme esas alınan fen bilirkişi raporundan, satış vaadine konu payın kadastro çalışmaları ve imar uygulaması ile DOP düşüldükten sonra 33,88 m² yüzölçümüne düşerek 1125 ada 6 ve 7 sayılı parsellere şuyulandırıldığı anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarında, 6 sayılı parselde murisin payı 14,74 m² iken taşınmazın tamamı olan 284,59 m²; 7 sayılı parselde murisin payı 19,14 m² iken taşınmazın tamamı olan 367,79 m² yerin ... adına tescil edildi ve imar dışında adına tescil edilen paylar için dava dışı kişi adına imar ipoteği tesis edildiği görülmektedir.
Davalıların murisi ... ..., 25.06.1986 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu taşınmazdaki 448/9190000 payının tamamını tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte davacılara satmayı vaat ettiğine ve davacılar yararına satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil koşulları gerçekleştiğinden imar uygulaması nedeniyle imar parsellerinin ipotekle yükümlü kılınarak yüzölçümlerinin arttırılması imkanından da satış vaadi alacaklılarının yararlanmaları gerekir. Bu itibarla satış vaadi alacaklılarının bu ipotek bedellerini ödemek suretiyle satış vaadine konu paylara imar nedeniyle ilave edilen miktarların mülkiyetini de edinmeleri mümkündür.
Sonuç olarak dosya içerisindeki belge ve delillere göre davacıların söz konusu ipotekleri de temellük ettikleri anlaşıldığından mahkemece 1125 ada 6 ve 7 sayılı parsellerin tamamının tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit oranda tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde pay tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 11.07.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy