MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin ... ve ... yönünden kabulüne dair verilen 24.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile duruşmasız olarak bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09.07.2013 günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalı arsa malikleri ile dava dışı şirket müdürü davalı ... arasında 21.09.2005 günü ... Noterliği’nde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davacıların davalı arsa maliklerinin vekiliyle 25.10.2006 tarihli satış ön protokolü düzenlediklerini, bu protokolden sonra davalı arsa malikleriyle dava dışı şirket temsilcisi davalı ... arasındaki 27.04.2009 günlü tutanakta da çekişme konusu 2141ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki (A) blok 11 numaralı bağımsız bölümün davacılara satılarak teslim edildiğinin belirtildiğini, davacıların edimini yerine getirmesine rağmen tapu kaydının devredilmediğini ileri sürerek, taşınmazın adlarına tescilini veya 70.000 İngiliz Sterlini’nin davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalı arsa malikleri, yüklenicinin edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği gerekçesiyle açtıkları davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuşlar; diğer davalılar yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil istemi ile davalı arsa malikleri ... hakkındaki tazminat isteminin reddine; 235.525 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalılar ...’dan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili ile davalı arsa malikleri vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
4822 sayılı kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz “konut” niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı; kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23. Maddesi hükmüne göre de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketiciler yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil; ikinci kademede taşınmaz için ödenen bedelinin tahsilini talep etmiştir. İddianın şekline göre davacının bu yeri konut olarak oturmak amacıyla satın aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 990 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 09.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy