(6100 S. K. m. 27) (4721 S. K. m. 698, 699)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.8.2011 gününde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, davanın kabulüne dair verilen 27.12.2012 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı İ. Ö. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir Hükmü, davalı İ. Ö. vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Ortaklığın giderilmesi davalarında, aynen taksimi ya da satış suretiyle ortaklığın giderilmesi talep edilen taşınmazın tapu kaydındaki tüm paydaşların davada taraf olarak bulunması gerekip, 6100 Sayılı H.M.K.nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda, davaya konu 1175 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki 113/1255 hissenin elbirliği ortaklarından davalı N. E.'in yargılama aşamasında 26.11.2012 tarihinde cezaevine girdiği, Bergama M tipi kapalı ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu dosya içerisindeki Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının müddetnamesinden anlaşılmaktadır. Mahkemece bu durumda N. E.'in ceza süresi nazara alınarak kendisine vasi tayin edilip edilmediği üzerinde durulması vasi tayin edilmiş ise dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde vasiye tebliğ edilmesi, usulüne uygun taraf teşkili sağladıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde yatırana iadesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy