(2004 S. K. m. 193, 194)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.12.2007 gününde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2.10.2012 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, İ.İ.K.nın 193-194. maddeleri gereğince iflas kararından sonra müflisin leh veya aleyhine dava açılamayacağını, iflas kararının kesinleştiğini, her türlü tasarrufu yapmaya iflas idaresinin yetkili olduğunu belirterek davanın esasına girmeden reddine, aksi takdirde davaya konu taşınmazın aynen taksimini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın aynen taksimine, 17.11.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen kısmın A. Ş.'ye, (C) ile gösterilen kısmın davacıya verilmesi (A) ile gösterilen kısmın ise yol olarak terkinine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazın aynen taksiminin mümkün olduğundan söz edilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısıyla imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması, taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğrayıp uğramayacağının değerlendirilmesi gerekir.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Ayrıca aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl Özel İdaresinden İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulmalıdır. Onay makamınca aynen taksimin mümkün olduğunun belirtilmesi halinde, taşınmazın aynen taksimine karar verilebilir. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Somut olayda, dosya içerisinde bulunan 17.11.2011 tarihli fen bilirkişi raporuna göre davaya konu 2274 ada 44 parsel sayılı taşınmazda krokide (B) ile gösterilen yerin A. Ş.'ye, (C) ile gösterilen yerin davacı adına tescil edilmesinin, (A) ile gösterilen yerin de yol olarak terkin edilmesinin uygun olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, fen bilirkişisi raporunda davaya konu taşınmazın aynen taksiminin mümkün olduğu belirtildiğinden, bu parsel ilgili ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre (taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde olduğundan) Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden İmar Kanunu ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Ayrıca, davaya konu taşınmazda paydaş A. Ş.'nin iflasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. İ.İ.K.nın 194. maddesinde, Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların 2. toplantısından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davalarıyla evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu yasa hükmü gereğince hakkında iflas kararı bulunan taraf yönünden gerekli araştırma yapılmalıdır.
Mahkemece, İ.İ.K.nın 194. maddesi hükmü gereğince müflis A. Ş. hakkında verilen ve kesinleşen iflas kararı doğrultusunda 2. alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılmalı eğer 2. alacaklılar toplantısı yapılmış ise yasa hükmü gereği 2. alacaklılar toplantısının yapılmasından on gün sonra davaya devam olunması gerekir.
Eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde yatırana iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy