MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.12.012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Borçlu paydaş ...in alacaklısı davacı ..., Tereke Hakimliğinden alınan yetki belgesine dayanarak ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun bağımsız payının haczini ve satışını isteyebileceğinden yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini istemesi yasa koyucunun amacına uygun değildir.
Ancak, 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi hükmü gereğince, pay satışı mümkün olmayan paylı mülkiyete tabi tarımsal nitelikli taşınmazlarda ise, alacaklı yetki belgesine dayalı olarak taşınmazın tamamının satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesini isteyebilir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazda mütevaffa borçlu ...'ın 63/1920 payı olduğu görülmektedir. Kural olarak borçlunun müstakil payı oluduğundan bu payın haczi ve cebri satışı suretiyle alacaklının alacağını elde etmesi mümkündür. Bu durumda ortaklığın giderilmesi davasının reddi gerekir. Ancak 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca payın icra yoluyla satışının mümkün olmaması halinde taşınmazın tamamının ortaklığının giderilmesini isteme yetkisi bulunmaktadır. Mahkemece taşınmazın tarımsal niteliğinin tarım müdürlüğünden sorularak, payın cebri icra yoluyla satışının mümkün olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 11.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy