MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.05.2008 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ve murise ait paranın ise payları oranında paylaştırılmasına dair verilen 09.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vd. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle ve tarafların murisi ...'nın bankalar nezdindeki parasının ise taraflar arasında payları oranında paylaştırılmak suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri,
kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Davaya konu 948, 9, 634, 617, 418, 1935, 336, 440, 1801, 1545, 1772, 1514, 1519, 1119 parsel sayılı taşınmazlarda tarafların murisi ... paylı malik durumundadır. Taşınmazlar paylı mülkiyete konu olup, adı geçen muris dışında diğer paydaş veya paydaşlar bulunmaktadır. Taşınmazın belirli bir payının ortaklığının giderilmesi mümkün olmayıp ortaklığın taşınmazın tümü hakkında giderilmesi gerekir. Bu durumda diğer paydaşların davaya katılması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan Türk Medeni Kanunu’nun 699. maddesi paylaşma biçimi başlığını taşımakta olup bu maddeye göre paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Paylaşma, kural olarak ya malın belli bir kesiminin paydaşlara aynen verilmesi ya da satılarak satış sonunda elde edilecek paranın dağıtımı şeklinde yapılır. O halde ortak miras bırakandan kalan ve terekeye dahil olduğu iddia olunan para veya alacakta ayni hak söz konusu olmadığından ve para misli eşyadan sayıldığından ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, mahkemece paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının, satış bedeli üzerinden alınacak harcın kimlerden ne oranda alınacağının hüküm sonucunda gösterilmemesi, satış memuruna satış aşamasına geçilmeden ücret takdir edilmesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 08.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy