MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.08.2009 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Bir kısım davalı davanın reddini savunmuş, bir kısmı ise yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, 15, 22 ve 24 parsel sayılı taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1- Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Somut olayda 24 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın davacı ... tarafından yapıldığı mahkeme kararı ile tespit edildiğine göre evin ve arsanın değerleri ve oranları yukarıda belirtildiği şekilde bilirkişi aracılığı ile belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalidir.
2- Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir. Gerekçeli kararın 7. maddesinde kendisinivekil ile temsil ettiren davacı yararına 900,00 TL vekalet ücretinin tarafların payları oranında tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekir iken tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi de doğru değildir.
3- 24 parsel sayılı taşınmazda 8/16 pay sahibi olan “Hasan Ali kızı Ayşe”nin tapu kaydındaki nüfus bilgilerinin nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesi sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.