MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 22.11.2012 gün ve 2012/11500-13506 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, arsa sahipleri ile yüklenici arasında düzenlenen 07.12.1994 tarihli inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye düşen dava konusu bağımsız bölümü temlik aldığını belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.
Mahkemce, bilirkişi raporlarına itibar edilerek inşaatın fiziki seviyesinin %82'de bırakıldığı yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce; "... Davacı, dava konusu bağımsız bölümün muvazaalı olarak arsa sahiplerince davalı ...’na devredildiğini ileri sürmüş, davalı ... ise taşınmazda iyiniyetli malik olduğunu savunduğu halde mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği" gerekçesiyle Dairemizin 12.12.2011 tarihli ve 2011/14754-15357 sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmesi üzerine Dairemizin 22.11.2012 tarihli ve 2012/10500-13506 sayılı ilamı ile; “…dava konusu bağımsız bölüm yüklenici tarafından davalıya 26.02.1998 tarihinde tapuda devredilmiştir. Davacı ise bu tarihten sonra 18.10.2000 tarihinde dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden temlik almıştır. Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edindiği bağımsız bölümü davalıya tapuda devrettikten sonra davacıya kendi üzerinde olmayan bir hakkı temlik etmiştir. Bu durumda davacının tapu maliki olan davalıya karşı ileri sürebileceği bir hakkı yoktur. Ancak akidi olan yükleniciden verdiğini geri isteyebilir. Davacı 26.12.2007 tarihli oturumda yükleniciye karşı açtığı davadan feragat ettiğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekir…” gerekçesiyle davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar verilmiştir.
Bu defa davacı vekili tarafından Dairemizin 22.11.2012 tarihli ve 2012/10500-13506 sayılı kabul onama kararına karşı karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Bir Yargıtay Dairesi esas hakkında yaptığı temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu karara karşı yapılan karar düzeltme talebini yerinde gördüğü için kabul etmiş ve kararını düzeltmiş ise taraflar Yargıtay karar düzeltme talebini kabul ederek verdiği bu yeni karara karşı karar düzeltme yoluna gidemezler. Yargıtayın karar düzeltme talebini kabul ederek verdiği bu yeni karara karşı, temyiz incelemesi sonucunda verdiği karar hakkında (o karar lehine olduğu için) karar düzeltme istememiş olan (karşı) taraf da karar düzeltme yoluna gidemez. Çünkü, karşı taraf vereceği cevap layihasında karar düzeltme talebine karşı her türlü itiraz ve savunmasını bildirebilir ve hatta mukabil karar düzeltme talebinde dahi bulunabilir (HUMK m.442, II). Bu bakımdan, Yargıtayın karar düzeltme talebinin kabulü üzerine verdiği yeni karar, karşı tarafın ikinci karar düzeltme talebi ile ileri sürmesi muhtemel olan (cevap layihasında bildirdiği veya bildirmesi gerektiği) itiraz ve savunması da nazara alınarak verilmiştir. Bu nedenle karşı taraf, Yargıtayın karar düzeltme talebini kabul ederek verdiği yeni karara karşı karar düzeltme yoluna gidemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Şerhi, Cilt 5, sf.4876 vd).
Davaya konu olayda da yukarıda belirtildiği üzere 16.12.2010 tarihli karar ile mahkemece dava reddedilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 12.12.2011 tarihli, 20111/14754-15357 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Daha sonra ise davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda karar düzeltme istemi kabul edilerek verilen Dairemizin bu ilamına karşı taraflarca karar düzeltme yoluna gidilemeyeceğinden davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteğini içeren dilekçenin REDDİNE, gereksiz yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy