MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.07.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve müdahil mirasçılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, ilgili ..., ..., ... vekili ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacıların temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Ortaklığın giderilmesi davasını ortaklardan biri veya bir kaçı diğer ortaklara karşı açar. 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda, hükmü temyiz edenler tarafından sunulan 24.11.1997 tarihli veraset belgesinde adı geçen ..., ... ve ...’nun muris ...’nın mirasçıları olduğu halde mahkemece hükme esas alınan 14.05.2009 ve 18.08.2011 tarihli mirasçılık belgelerinde mirasçı olarak yer almadıkları anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacılara her iki mirasçılık belgesindeki çelişkiyi gidermek üzere süre verilmiş ve süresinde açılan dava takipsiz bırakılarak işlemden kalkmış ise de kamu düzenine ilişkin bulunduğundan taraf teşkilinin re'sen sağlanması gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacıya iki mirasçılık belgesi arasındaki çelişkinin giderilmesi için dava açmak üzere yetki ve uygun süre verilmeli, yargılama sonucu alınacak yeni mirasçılık belgesi ile belirlenecek tüm mirasçılara dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmelidir.
Taraf teşkili tam olarak sağlanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının reddine. (2) numaralı bent uyarınca ilgililerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy