MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar Erkin ve ... ile duruşmasız temyizi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.11.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... ile karşı taraf davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava komşu taşınmazdaki inşaat çalışmaları sırasında davacının dairesinin bulunduğu binanın hasar gördüğü iddiasına dayalı değer kaybı ile kira kaybı ve aidat ödemeleri nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ... ve ... ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Hükme dayanak 02.04.2012 tarihli bilirkişiler raporunda dava tarihi itibariyle dava konusu dairenin değerinin 140.000 TL, değer kaybının % 15 oranında, buna göre de dairedeki değer kaybının 21.000 TL olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekilinin 02.08.2011 tarihli dilekçesinde ise dava konusu dairenin 26.03.2009 tarihinde 125.000 TL bedelle satıldığı belirtildiğinden, davacının değer kaybı nedeniyle uğradığı zarar 140.000 TL-125.000 TL= 15.000 TL olup, bu miktar üzerinden değer kaybı nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerekirken, 21.000 TL üzerinden davanın kabulü doğru olmamıştır.
Ayrıca, davada kabul edilen değer kaybı tazminatı yönünden gerek dava dilekçesinde gerekse 14.07.2010 tarihli ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı halde hükmedilen değer kaybı tazminatı yönünden faiz işletilmesi doğru görülmemiş, belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatıranlara iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy