MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.07.2010 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılmış olup, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 462, 1629 ve 1631 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ... ve ... temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi gereğince; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
Dava konusu "1629 ve 1631" parsel sayılı taşınmazlar dava tarihinden önce imar uygulaması sonucu 281 ada 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 parsel numaralarını almışlardır. Mahkemece hüküm sonucunda bu parsel numaraları yerine infazda tereddüt yaratacak şekilde, imar öncesini teşkil eden ve işlem görme niteliğini yitiren parsel numaraları yazılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine 08.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.