MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.05.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza ve yola elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’in paydaşı olduğu 12 ve 14 parsel sayılı taşınmazlara davalının bina yaptığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve kal istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 688 ve devamı maddelerinde paylı mülkiyet düzenlenmiştir. Paylı mülkiyet, aynı hukuki statüde bulunan birden çok kişinin belirli bir eşyaya aynı anda paylı olarak malik oldukları bir topluluk mülkiyeti şeklidir. Paydaşların eşya üzerinde sahip bulundukları hisse maddi olarak (fiilen) bölünmüş olmayan soyut bir hisse niteliğindedir. Başka bir anlatımla fiziki bölünme değil, fikri bölünmenin söz konusu olduğu, dolayısıyla her paydaşın müşterek eşyanın her parçasında hakkının bulunduğu, ayrıca müşterek eşya ile ilgili bölünebilen yetkiler üzerinde her hissedarın payı oranında bağımsız hakkının bulunduğu, fakat bölünemeyen yetkilerde herkesin hakkının
eşyanın tamamını kapsadığı açıktır. Belirtilen nedenle, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda maliklerden her birinin, müşterek mülkiyete konu taşınmaza el atılması halinde bu el atmanın önlenmesini tek başına istemesi mümkün ise de; Hukuk Genel Kurulunun 13.6.1984 gün ve 1982/14-358 Esas 1984/710 Karar sayılı kararı doğrultusunda el atmanın yanı sıra kal isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin birlikte dava açmaları gereklidir.
Davanın açıldığı tarihte dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazda davacıların murisi yanında başka paydaşlar da bulunmaktadır. Davacılar vekili elatmanın önlenmesi isteminin yanında taşınmazda bulunan yapıların kal’ini de istediğinden diğer tapu paydaşlarının da davada yer alması gerekir. Ayrıca mahkemece 14 sayılı parsel için elatmanın önlenmesi ve kal kararı verilmiş ise de bu parsele ne şekilde elatıldığı ve kal'i gereken yapının ne olduğu da bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında gösterilmemiştir.
Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 09.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.