MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.10.2011 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 18.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Yargılama gideri ve harçlarının kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletileceği 6100 sayılı HMK’nun 326/1. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazda yapılan keşifte komşuluk hukukuna aykırılık oluşturacak deliller bulunamadığı gibi, bilirkişi raporu da objektif verilere göre değil, tamamen bilirkişinin sübjektif değerlendirilmesine göre düzenlenmiştir. Davacı tanıkları, davacının eşi ve kızı, davalı tanıkları da işyeri çalışanları olup olayda tarafsız olmaları beklenemeyeceğinden davalıların dava açılmasına neden olduklarına dair yeterli delil bulunmamaktadır. Mahkemece, dava açılmasına neden oldukları ispatlanamayan davalıların yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti ile sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.