MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.09.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.07.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davacı şirketin ticari faaliyetinin teşhiri amacıyla kullandığı işyerinin önündeki davalı şirkete ait işyerinde bulunan pergulenin, davacı şirketin teşhir faaliyetini engellediği iddiasıyla açılmış elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafından bu dava açılmadan önce yaptırılan tespitte komşuluk hukukuna aykırı olarak davalı tarafından pergule yapılmak suretiyle davacının işyerindeki teşhir faaliyetinin engellendiğinin belirlendiği ancak yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda pergulelerin kaldırıldığı anlaşılmıştır. Bu husus davacı tarafın da kabulündedir. Zira davacı vekili 04.04.2013 tarihli ek temyiz dilekçesinde davalı tarafın haksız fiiline dava devam ederken son verdiğini beyan etmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.