MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 16.04.2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü, kısmen reddine dair verilen 13.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranış nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalı ... ...'ya ait fırına yasa ve yönetmeliğe aykırı ruhsat verildiğinden iptali için diğer davalı ... Belediyesine başvurduklarını ancak sonuç alamadıkları için idare mahkemesinde dava açıldığını ve davanın sonunda ruhsatın iptaline karar verilip Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiğini ancak kararda belirtilen iyileştirmeler yapılmadan işyerine yeniden ruhsat verildiğini, yeniden verilen ruhsatın da iptali için dava açtıklarını ancak yakınmaları giderilmeden üçüncü kez ruhsat verildiğini, müvekkillerinin maddi ve manevi olarak yıkıma uğradıklarını ve açacakları davanın davalı Belediye yüzünden sonuçsuz kalacağını düşünerek yeni dava açmadıklarını belirterek müvekkilleri için maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek yargı yolu ve zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Davalı ... ... vekili, işyerinin şirkete ait olduğu halde davanın ... ...'ya açıldığını ve davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırları" başlıklı 2. maddesinin (a) bendinde idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaati ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, (b) bendinde de idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklara muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari yargının görev alanı içinde sayılmıştır.
Davacılar, davalı idarenin yasa ve yönetmeliğe aykırı ve kesinleşen mahkeme kararına göre gerekli iyileştirmeler yapılmadan verilen ruhsat verme işlem ve eylemi sonucu zarar gördüklerini ileri sürerek maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istemişlerdir. Davacının talebi İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi anlamında idari yargının görevi alanına giren idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakkının muhtel olması niteliğinde olduğundan davanın görülme yeri idari yargıdır.
Mahkemece, açıklanan bu husus gözetilmeden, yargı yolu uyuşmazlığı sebebi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davalı ... ...'nın temyiz itirazlarına gelince;
Dava tarihi itibariyle dava konusu fırının ... Gıda Un ve Unlu Mamuller Haberleşme Hizmetleri Elektronik İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... ...'nın şirketin yetkilisi olarak gösterilmesi husumetin ... ...'ya yöneltilmesi gerektiği sonucunu doğurmaz. Bu nedenle pasif dava ehliyeti bulunmayan ... ... aleyhine açılan davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.