MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşınmazın satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, dava konusu 486 ada 108 parsel sayılı taşınmazın 19985,00 metrekare yüzölçümünde olduğu ve Burhaniye İlçesi, Geriş mahallesi, İğneburnu mevkiinde bulunduğu, imar planına göre C ile işaretli 2667,23 metrekarelik kesiminin imar yapılaşma adası içerisinde D ile işaretli 493,12 metrekarelik kısmının yeşil alanda, E ile işaretli 301,65 metrekarelik kesiminin park alanında, F ile işaretli 1387,40 metrekarelik kesiminin ise imar yolunda, A harfi ile işaretli 15135,60 metrekarelik kesiminin ise imar planı dışında kaldığı anlaşılmıştır. Fen bilirkişisi 26.12.2011 tarihli raporunda imar adası içinde kalan C ile işaretli 2667,23 metrekarelik kısmın aynen taksiminin mümkün olduğunu bildirmiş, mahkemece ise taşınmazın büyüklüğü ve hisse ve hissedar sayısı gözetilerek aynen taksiminin mümkün olmadığı gerekçesi ile paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Görüldüğü gibi bilirkişi raporu ile mahkeme gerekçesi birbiri ile çelişmektedir. Bu durumda mahkemece teknik bilirkişi taşınmazın aynen taksiminin mümkün olduğunu bildirdiğinden taşınmazın tamamı gözetilerek (imar planı sınırları içinde kalan kısmı ile imar planı sınırları dışında kalan kısmı birlikte) teknik bilirkişiye yukarıda açıklanan ilkelere uygun taksim projesi hazırlatılmalı, hazırlanan bu taksim krokisi de eklenmek suretiyle Belediyeye gönderilerek Belediye Encümeninden görüş alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Belirtilen bu huslar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 04.07.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy