MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 05.08.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı Hendek ilçesi Kemaliye mahallesinde bulunan üç adet taşınmazın aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Davalılar 759 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların davacı ...'e ait olduğunu, 758/2 parsel sayılı taşınmazda ise bilirkişi raporundaki gibi aynen taksimine razı olduklarını bildirmişlerdir.
Mahkemece, aynen taksim krokisinin Belediye Başkanlığı fen ve imar işleri müdürlüğünce onaylanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, paylı mülkiyette her bir taşınmazın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceğinden dava konusu 759 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların aynen taksimlerinin mümkün olmadığının ve davacının bu konuda tapu iptali ve tescil davası açabileceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 758 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece taşınmazın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölünmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye hudutları dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölünmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir. Dava konusu 758 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında hazırlanan ifraz krokisinin belediye encümeninin 27.05.2013 tarihli kararı ile onaylandığı Dairemizin geri çevirme kararı ile anlaşılmaktadır. Bu parsel hakkında aynen taksim suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy