MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09.06.2009 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, suya vaki elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü,davacılar vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297. maddesi uyarınca; mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kararda tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir. Aynı hüküm, T.C. Anayasası’nın 141/3. maddesinde de benimsenmiştir. Şayet kararlar, HMK’nun 297. maddesindeki nitelikleri taşımıyorsa bu tür kararlar “gerekçeli karar” değil “sözde gerekçeli” kararlardır.
Somut olaya gelince; mahkemece verilen karar da yukarıda ifade edildiği üzere “sözde gerekçeli” bir karardır. Bu nedenle, usul ve yasaya aykırı şekilde gerekçesiz olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 08.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy