MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.04.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu 33 ada 51 ve 54 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş bulunan murisinin tapu kayıtlarında “...” şeklinde yazılı bulunan adının nüfus kayıtlarına göre ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece 03.11.2006 ve 11.11.2009 tarihlerinde verilen kararlar Dairemizce “Kaydı düzeltilmek istenen kişinin nüfus kaydı ile dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları ve dayanakları getirtilerek tapudaki malik ile kaydı düzeltilmek istenen kişinin aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.
Her ne kadar dava konusu 33 ada 51 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin dayanağı Haziran 1324 tarihli ve 19, 33 ada 54 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin dayanağı Şubat 1926 tarihli ve 236 sayılı tapu kayıtlarında “...” ismi yer almamakta ve 33 ada 54 parsel sayılı taşınmazın tutanağında dayanak gösterilen Koçkara Vakfının 23 numaralı defterin 92. sayfasının mevcut olmadığı Vakıflar Genel Müdürlüğünden gelen cevabi yazıdan anlaşılmış ise de dava konusu taşınmazların tutanağında “...'ın” paydaş gösterildiği, dava dışı 18 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki
paydaş “...'ın” da davacının murisi .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2003 tarihli 2003/323-515 E.-K. sayılı temyiz edilmeksizin kesinleşen ilamından anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna göre davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy