MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.02.2008 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; maddi tazminat yönünden davanın açılmamış sayılmasına, intifa hakkı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 08.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 1193 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 25.07.1996 ve 26.10.1998 tarihinde yazılan intifa hakkı şerhinin terkini ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin atiye terk edildiği ve davanın yasal süre içinde de yenilenmediği gerekçesi ile açılmamış sayılmasına, intifa hakkının ise yargılamalar sırasında kaldırıldığı ve konusunun kalmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde 06.05.2011 günlü oturumda davacı vekili tazminat isteminden feragat ettiklerini bildirmiştir. 6100 sayılı HMK’nun “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat kati bir hükmün hukuki neticelerini meydana getirir ve etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Bu nedenle, tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekirken tazminata ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, davada intifa hakkının terkini talep edilmiştir. Davanın konusu intifa hakkı olduğuna göre dava değerini de bu hakkın değeri belirler. Taraflar arasında 25.07.1996 tarihinde düzenlenen intifa hakkı tesisine ilişkin resmi senette 40,00 TL (40.000.000 ETL ), 14.07.1998 tarihinde düzenlenen intifa hakkı tesisine ilişkin resmi senette ise 20,00 TL ( 20.000.000 ETL ) intifa bedeli kararlaştırılmıştır. Mahkemece davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin resmi senette yazılı intifa bedelleri nazara alınmak suretiyle taktir olunması gerekirken bu yön göz ardı edilerek dava dilekçesinde yazılı miktar üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 03.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.