MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı-k.davalı ... vekili tarafından, davalı-k.davacı ... aleyhine 14.11.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava ile de tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine; karşı davanın kabulüne dair verilen 09.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-k.davalı ... vekili duruşmasız olarak davalı-k.davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.11.2013 günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı-k.davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı-k.davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı ..., davalı ...’ın 20 yıldan bu yana işgal ettiği taşınmazdan tahliyesi için açtığı davanın kira ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, taşınmazdaki tasarruf hakkının engellendiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesini ve toplam 7.000 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı ..., kardeş olan tarafların ortak birikimleriyle edinilen taşınmazın davacı adına tescil edildiğini, taşınmazdaki bodrum ve zemin katı birlikte, birinci katı ise kendisinin yaptığını, taşınmazda ortak olduklarına ilişkin yazılı belge bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; karşı dava ile de, taşınmazın 1/2 payının adına tescilini veya şimdilik 10.000 TL tazminatın alınmasını istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine; karşı davanın kabulüyle taşınmazda birinci kata denk gelen 1/2 payın iptali ile davalı-karşı davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat istemlerine ilişkindir.
İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.
Somut uyuşmazlıkta, “senettir” başlıklı belge uyarınca taraflar arasında inanç sözleşmesi bulunduğu kanıtlandığından tapu iptali ve tescil isteminin kabulünde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak, dosya içerisindeki tapu kaydına göre arsa niteliğindeki çekişme konusu 715 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ifraz nedeniyle davacı adına kayıtlı olduğu, kat mülkiyeti veya irtifakı kurulmadığı gibi muhdesat şerhinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan 12.07.2010 günlü bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazda bodrum, zemin ve bir normal kattan oluşan bina bulunduğu belirtilmiştir. Davalı, karşı dava dilekçesinde ve yargılamanın devamı sırasında taşınmazın 1/2 payının adına tescilini istemiştir. Taşınmaz tapuda arsa niteliğinde kayıtlı olup, muhtesat şerhi de bulunmadığından muhdesat tespiti biçiminde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (II.) bendinin birinci paragrafının üçüncü satırında “sayılı” kelimesinden sonra gelen “taşınmazda 1.normal kata tekabül eden” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “taşınmazın” kelimesinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 990 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, yatırılan harcın istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy