MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.05.2010 ve 16.03.2011 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl dosyada davanın reddine birleştirilen dosyada davanın kabulüne dair verilen 29.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkiinde bulunan taşınmazlarının bitişiğinde davalı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce havaalanı yapıldığını, havaalanı koruma sahası içerisinde doğal eğim sonucu akışa geçen suların tahliyesi için drenaj yapılmadığından, tahliye suyunun doğrudan taşınmazlarına akarak birikmesi nedeniyle zeytin ağaçlarının kuruduğunu belirterek zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 8.820,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırları" başlıklı 2. maddesinin (a) bendinde idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaati ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, (b) bendinde de idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari yargının görev alanı içinde sayılmıştır.
Davacı, davalı idarenin havaalanı koruma sahası içerisinde doğal eğim sonucu akışa geçen suların tahliyesi için drenaj yapılmaması şeklindeki işlem ve eylemi sonucu zarar gördüğünü ileri sürerek tazminata karar verilmesini istemiştir. Davacının idari yargının görevi alanına giren bir idari eylem ve işlemden dolayı kişisel hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından davanın görülme yeri idari yargıdır.
Mahkemece, açıklanan bu husus gözetilmeden, yargı yolu uyuşmazlığı sebebi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy