MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.05.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar, savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalılardan ... ile davacı arasında düzenlenmiş bir satış vaadi sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle ...’e yönelik davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içerisindeki belge ve delillere göre dava konusu taşınmaz önceden (183 ada 19 sayılı parsel olarak) tarafların müşterek murisi ... adına kayıtlı iken murisin ölümünden sonra mirasçıları adına paylı olarak tescil edilmiş, paylı maliklerden ... dışındaki bir kısım paydaşlar tapudaki paylarını 16.07.1992 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile sağ eş ...’ye temlik etmişler, ... temlik aldığı paylarla birlikte kendi payını 23.02.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle davacıya satmayı vaat etmiştir. Böylelikle davacının davalılardan ...’in payını temlik aldığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanununun 162 ve 163. maddeleri, yeni Türk Borçlar Kanununun 183. ve müteakip maddeleri gereğince satış vaadi sözleşmeleri ile edinilen kişisel hakkın alacağın devri (temliki) hükümlerine göre üçüncü şahıslara devri mümkün olup davalı ...’in de bu şekilde payını annesi ...’ye devrettiği anlaşıldığından davacı alacağın temlikine dayalı olarak ... ile aralarındaki satış vaadi sözleşmesi uyarınca tescil isteyebilir.
Bu durumda mahkemece davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davalılardan ... ile davacı arasında düzenlenmiş bir satış vaadi sözleşmesi bulunmadığından söz edilerek ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy