MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.06.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, suya vaki elatmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 19.07.2012 tarihli fen bilirkişi rapor eki krokide “A” harfi ile gösterilen su kaynağına davalının boru takmak suretiyle elatmasının önlenmesine, davalı müdahalesini kendiliğinden sona erdirmediği takdirde icra yolu ile yapılacak infaz nedeni ile doğacak masrafların davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir.
Mahkemece, talep olmadan orta yerde İcra İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gözardı edilerek davalının müdahalesini kendiliğinden sona erdirmediği takdirde icra yolu ile yapılacak infaz nedeni ile doğacak masrafların davalıdan tahsiline dair hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasının ikinci bendinin dördüncü satırında yer alan “müdahalenin menine” kelimelerinden sonra gelen “davalı müdahalesini kendiliğinden sona erdirmediği takdirde icra yolu ile yapılacak infaz nedeni ile doğacak masrafların davalıdan tahsiline” cümlesinin hüküm sonucundan çıkarılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy