MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalı belediyenin ihtiyari aleni ihalesi ile kazanılan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı ..., 309 sayılı parselin maliki olduklarını, bu parselde kat irtifakı veya mülkiyeti kurulmadığından mülkiyet nakli talebinin dinlenemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, özetle “…davalı belediyenin satışı, belediye meclisinin 04.09.2006 tarihli ve 38 sayılı kararına göre yapılmış, ihale işlemleri tamamlanmıştır. Dolayısıyla bu yönteme uygun yapılan satış, hüküm ve sonuç meydana getireceğinden davacı mülkiyetin adına geçirilmesini isteyebilir.309 parselde 2 ve 3 no'lu dükkanların arsa payları uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle kat irtifakı kurulacakmış gibi belirlenerek davacının tescil isteminin kabul edilmesi gerekir…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma sonrası mahkemece, davanın kabulü ile 309 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile taşınmazın tamamı 19 pay kabul edilerek 2/19 payın davacı adına tesciline karar verildiği görülmüştür.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında açıkca 309 parselde 2 ve 3 no’lu dükkanların arsa paylarının uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle kat irtifakı kurulacakmış gibi belirlenmesi gereğine işaret edildiği halde, bozma ilamından önce alınan ve bozma ilamında belirtilen yöntemle düzenlenmeyen bilirkişi raporunda belirlenen pay oranında iptal kararı verilmiştir.
Mahkemece, içinde inşaat bilirkişisinin de bulunduğu üç kişilik bir bilirkişi heyeti aracılığı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, binada kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulacakmış gibi ana binanın değeri binada bulunan tüm bağımsız bölümlerin değerine ve bu arada dava konusu 2 ve 3 numaralı dükkanların değerine oranlamak suretiyle, binada bulunan tüm bağımsız bölümlere isabet edecek arsa payını gösterir denetime elverişli rapor alınarak 2 ve 3 numaralı dükkanlara isabet edecek arsa payı oranı saptanarak bu pay oranında istemin kabulüne karar verilmelidir.
Açıklanan bu hususlar nazara alınmadan, yöntemince düzenlenmeyen bilirkişi raporunda belirlenen pay oranında davanın kabulü doğru görülmemiş, bu nedenle hüküm bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 03.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.