MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.08.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacının tazminat talebinin kabulüne dair verilen 05.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine, ikinci kademedeki istek ise taşınmazın değerinin tespiti ile bunun davalıdan (tazminat olarak) tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, taşınmazın tescil edilemeyen kısmının rayiç değerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat isteminde bulunmuştur.
Hukukumuzda bir davanın, birden fazla taleple açılması mümkündür. Bu tür davalara da terditli davalar denilir. Terditli davalarda açılmış birden fazla dava yoktur. Dava, aslında terditli istekler içeren tek bir davadır. Somut olayda da davacı tek bir dava açmış ancak mahkemeden terditli olarak talepte bulunmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 326. Maddesi uyarınca yasalardaki istisnalar dışında mahkemelerin yargılama giderlerinden (HMK m.323), bu arada avukatlık ücretinden aleyhine hüküm kurulan tarafı sorumlu tutması gerekir. Görülmekte olan davada, davacının aslında tek bir dava olan terditli isteği kabul edildiğinden, ortada davacı aleyhine kurulmuş bir hüküm yoktur. Dolayısıyla davacı, yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamaz.
Mahkemece, açıklanan bu yön bir yana bırakılarak davacı aleyhine karar kurulmuş gibi yargılama giderinin yarısının ve avukatlık ücreti yükletilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun, hüküm fıkrasında 3. paragraf olarak yazılan “Davacı tarafından bu dava nedeniyle yapılan toplam 2.246,00 TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 1.122,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin hükümden çıkartılarak “Davacı tarafından bu dava nedeniyle yapılan toplam 2.246,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması ve hüküm fıkrasında 4. paragraf olarak yazılan “Avukatlık asgari ücret tarifesine göre haklılık oranı dikkate alınarak hesaplanan ve taktir olunan 11.762,25 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, keza 11.762,25 TL nisbi vekalet ücretinin de davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılarak “Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan ve taktir olunan 11.762,25 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 04.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.