MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müdahalenin men'i ve tahliye talebinin reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne dair verilen 15.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, men’i müdahale ve tahliye taleplerinin reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı, murisi babasına tapu tahsis belgesi ile tahsis edilen taşınmaz üzerindeki kargir evin odalarını kardeşi olan davalı ile aralarında yaptıkları şifahi anlaşma uyarınca paylaştıklarını ancak davalının davacıya ait eşyaları rızası olmadan davacıya ait odalarından çıkarttığı ve bu odaları kullanmaya başladığını ileri sürerek davalının zilyedi bulunduğu taşınmaza müdahalesinin önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Dava konusu 310 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait tapu tahsis belgesinin incelenmesinde hak sahibinin tarafların murisi.... olduğu, taşınmazın tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Dosya içerisindeki muris.....’e ait veraset ilamının incelenmesinde tarafların mirasçı oldukları anlaşılmaktadır.
Mevcut tapu tahsis belgesi uyarınca mirasçıların murislerinden kalan tahsise konu yerde tapu tahsis belgesinin sağladığı yetkiler çerçevesinde zilyetlikten kaynaklanan tasarruf hakları bulunduğundan ve tarafların dava konusu taşınmazda bulunan odaları miras payları oranında kullanabilecekleri gözetilerek davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy