Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.10.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 19.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09.12.2014 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan fer'i müdahil vekil geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-HMK’nın 73. maddesi hükmüne göre vekâlet, hüküm kesinleşinceye kadar vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapması ve hükmün yerine getirilmesini kapsar. Bu kural Avukatlık Kanunu’nun 171. maddesinde de benimsendiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, “Avukatlık ücretinin kapsadığı işler” başlıklı 2. maddesinde de benzer yönde düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı ... vekil ile temsil edilmiş, vekil 16.03.2012 tarihli dilekçe ile vekillikten istifa etmiş, davalıya 31.03.2012 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi tebliğ edilmiş ve sonrasında davalı tarafından vekili olmadan yargılama sonlandırılmıştır. Yani, gerekçeli kararının verildiği tarihte davalı davada vekille temsil edilmemiştir. Bu nedenle, davalı davada vekille temsil edilmiş gibi yararına vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince kabulü ile hüküm sonucunun dördüncü bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy