MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.07.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ..., davalı ... ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu 119 ada 69 parsel, 121 ada 1 parsel, 126 ada 34 ve 39 parsel, 133 ada 24 parsel, 142 ada 9 parsel, 143 ada 6 parsel, 152 ada 3 parsel, 166 ada 3 parsel ve 166 ada 5 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ..., ..., ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ..., ..., ...'ın dava konusu taşınmazlardan 152 ada 3 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazlar yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-492 sayılı Harçlar Kanunu ve eki Tarifenin karar ve ilam harcına ilişkin hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle gayrimenkulün satış bedeli üzerinden alınacak harcın binde 9,9 olması gerekirken hüküm sonucunda yüzde 0,009 olarak gösterilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Dava konusu 152 ada 3 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından (... kızı) ... ve (... kızı) ...'ın davada taraf olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda (... kızı) ... ve (... kızı) ...'ın adres ve kimlik bilgileri nüfus ve tapu müdürlüğünden araştırılarak sağ ise kendilerinin, ölü ise mirasçılarının usulüne uygun olarak davaya katılmalarının sağlanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple 152 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların 152 ada 3 parsel dışında kalan taşınmazlar yönünden diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hüküm sonucunun beşinci bendinde yer alan "yüzde 0,009 oranında" ibaresinin hüküm sonucundan çıkarılarak bunun yerine "binde 9,9 oranında" ibaresinin yazılmasına, hükmün HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 3. bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 152 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün BOZULMAS1NA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 22.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.