MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.02.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1105, 1061, 2440, 2441, 2442, 2443, 2444 ve 2445 no'lu parseller, 535 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 no'lu parseller, 540 ada 4, 5, 6, 7 no'lu parseller, 1388, 1366, 336, 346, 23, 2521 (379 no'lu parselden ifrazen ayrılmıştır), 956 no'lu parseller ve 561 ada 1 ve 2 parsel sayılı aynen taksimi mümkün olmayan taşınmazların satılarak ortaklığının satış suretiyle giderilmesine, satış parasının tarafların tapu kaydındaki hisseleri oranında taraflara aidiyetine, satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında karar ilam harcı alınmasına, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına ve özellikle karar başlığında davalı ...'ın velayeti altında bulunan... 24.03.1997 doğumlu...'ın isminin yazılmamasının maddi hatadan kaynaklandığının ve mahallinde düzeltilebileceğinin anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; ancak, hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması nedeni ile satış bedelinin taraflara tapu kaydı ve veraset ilamındaki payları oranında dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken sadece tapu kaydındaki hisseleri oranında dağıtılmasına karar verilmesi doğru görülmediği gibi,
Davalılardan ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğu halde lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş ise de bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün sonucunun 3 numaralı bendinde yer alan "satış parasının tarafların tapu kaydındaki hisseleri oranında taraflara aidiyetine" ibaresinin çıkartılıp bunun yerine 3 numaralı bent olarak "satış parasının tarafların tapu kaydındaki ve veraset ilamındaki payları oranında taraflara aidiyetine" cümlesinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasına 8 numaralı bent olarak "davalılardan ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 900,00 TL maktu vekalet ücretinin taraflardan tapu kaydındaki payları oranında alınarak davalı ...'a verilmesine.” cümlesinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy