MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.02.2014 gün ve 2013/12666 Esas, 2014/2072 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve Dairemizce de benimsenen mahkeme kararının gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır.
Dairemizin onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK’nın 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HUMK’nın 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı Yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren 226,00 TL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, red harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 22.05.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
./..
2014/6028-6720 -2-
Somut olayda; dava dışı paydaş Savaş Korsal'dan pay alan davalı ...'ün Belediyeye mürcaat ederek hissedar olduğu parsellerle ilgili imar uygulaması yaptırdığı, yapılan bu işlemin idare mahkemesi kararıyla iptal edildiği, ceza mahkemesinin kararıyla işlemin sakat olduğu anlaşıldığı, davacıya idare mahkemesinin iptal işlemi nedeniyle eski parsellere dönüş için ilgili hukuk mahkemesinde dava açmak üzere süre verilmesi, kabulü halinde tapuda infaz ettirmesi böylece diğer davalıların müstakil parselde paylı malik olacakları davalı üçüncü kişilerin kötü niyetli olduğu iddia edildiğine göre bu durumun kanıtlanması için delillerin toplanması gerektiği, imar işleminde hükümsüzlük ispat edildiğine göre dürüstlük kuralına aykırı ve bu bağlamda hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan (HGK. 16.01.2013 gün ve 2012/3-655 E.K. 2013/63) davalı üçüncü kişilerin iyi niyetli olmadıklarının tespit edilmesi halinde önalım hakkının kullanılmasına karar verilmesi, bu nedenle karar düzeltme kabul bozma gerekeceği düşüncesiyle sayın çoğunluğun karar düzeltme red kararına karşıyım.
Full & Egal Universal Law Academy