MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.04.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 1370 ada 302, 1049, 1001, 571, 674 ve 406 parsel sayılı taşınmazlar ile... plakalı araçlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... Özokçu vekili temyiz etmiştir.
1-Dava konusu 1049, 1001, 571, 674 ve 406 parsel sayılı taşınmazlar ile... plakalı araçlara ilişkin yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... ... vekilinin 1370 ada 302 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye Veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu 1370 ada 302 parsel sayılı taşınmaz üzerinde beş katlı bina bulunmakta olup tapuda tarafların murisi adına kayıtlıdır. Mahkemece, inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınarak dava konusu taşınmazın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle aynen taksiminin mümkün olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile fen bilirkişisi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle 1049, 1001, 571, 674 ve 406 parsel sayılı taşınmazlar ile ...ve... plakalı araçlara ilişkin hüküm sonucunun ONANMASINA, taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın % 011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 25.20 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine ve taşınır mal için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 2. bentte yazılı nedenle 1370 ada 302 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hüküm sonucunun BOZULMASINA, 02.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy