MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 31/03/2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07/04/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1)Türk Borçlar Kanunu madde 505’de “Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
.... Noterliğinin... yevmiye sayılı ve 04.03.2015 tarihli vekaletnamenin incelenmesinde, ... vekili Mustafa Taner Turan tarafından Avukat ...’e vekaletname verilmesine ilişkin olduğu ve vekaletnamenin “... tarafından Mustafa Taner Turan adlı kişiye verilen vekaletnamenin incelenmesinden bu işlemi yapmaya yetkisi olduğu görüldü” tespitini içerdiği anlaşılmaktadır..... Noterliğinin ... yevmiye sayılı ve 04.03.2015 tarihli vekaletnamesi ve Türk Borçlar Kanunu madde 505 uyarınca, Avukat .....’in davacı ... adına görülmekte olan davayı açtığı, davacı ...’nın ise dava konusu taşınmazda paydaş olup aktif dava ehliyetine sahip olduğu anlaşılmakla davanın aktif dava ehliyeti olmadığından bahisle reddi doğru görülmemiştir.
2)Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Dava konusu taşınmazlarda ... da paydaş olmasına karşın davada taraf olarak yer almaması da doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden ve taraf teşkili tam olarak sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy