MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.10.2013 gününde verilen dilekçe ile yargılamanın iadesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasında davanın kabulüne dair verilen karara karşı yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
Davacı vekili; ..... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/276 Esas 2009/237 Karar sayılı dosyasında; müvekkilin bilgi ve beyanı dışında geçmiş bulunan....." adresine tüm tebligatların yapıldığını, davalının bu adreste hiç oturmadığını, davanın kabulüne dair verilen hükmün ..... 12. İcra Müdürlüğü'nde yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden işleme konulduğunu, icra dosyasında yapılan tebligatların da Tebligat Kanunu 35. madde uyarınca usulüne uygun olmadan yapılan tebligatlar ile kesinleştirildiğini, davalı ...'un 19.09.2013 tarihinde önalım davasında verilen karardan haberdar olduğunu, bu nedenle yargılamanın iadesine karar verilerek davacı uhdesine geçen hissenin iptali ile müvekkil adına yeniden tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargılamanın iadesi istenen önalım davasında usulüne uygun taraf teşkili sağlanmamış, karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Bu nedenle maddi hukuk yönünden kesinleşmiş bir karar bulunmadığından istemin yargılamanın iadesi olarak değil, temyiz dilekçesi olarak kabulü ile işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Somut olaya gelince, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için öncelikle, mahkemece aynı adrese usulüne uygun olarak en azından bir kere tebliğ yapılabilmiş olması gerekir. Bu şarta ilave olarak, muhatabın adres kayıt sisteminde herhangi bir adresinin de bulunmaması gerekir. Tarafın tüzel kişi olması halinde ise adresinin ilgili ticaret sicil memurluğundan araştırılması gerekmektedir.
Mahkemece; dava dilekçesi davacıya ait aynı zamanda resmi senette belirtilen ..... adresine çıkarılmış olup, boş arazi olduğu gerekçesi ile iade edildikten sonra usulüne uygun tebliğ yapılmadan Tebligat Kanunu 35. madde uyarınca tebliğ edilmiştir. Davacı ... duruşmalara katılmamış olup, gerekçeli karar tebligatı da aynı adrese usulüne uygun bir tebliğ yapılmadan Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ edilmiş olduğundan usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanmamıştır.
Davacı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilerek davada taraf olması sağlanmalı ve savunması alınıp delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ..... Mahkemesine ait 09.06.2009 tarih ve 2008/276 Esas 2009/237 Karar sayılı dosyada verilen kesinleştirme şerhi kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy