MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15/07/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/05/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkilleri ve davalıların miras bırakanı babaları... adına kayıtlı olan ve tarafların miras sebebiyle paydaş olduğu ........ İlçesi, ... Mahallesi, .... Mevkii ... ada... parselde kayıtlı 8, 9, 10 ve 11 no’lu bağımsız bölümlerden müvekkillerinin faydalanamadığını, ortaklığın taksim mümkün olmazsa satış yoluyla giderilerek bedelinin paylaştırılmasını talep etmiştir.
Davalılar tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Davalı ...’in ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/301-345 sayılı kararıyla kısıtlandığı, 16.07.2013 tarihli ek kararla dava konusu taşınmazın elbirliği halindeki maliklerinden olan annesi ...’in velayeti altında bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, niteliği gereği çift taraflı olan ortaklığın giderilmesi davasında kısıtlı-davalı ...’i, kendisi de davalı olan annesi ...’in aralarında menfaat çatışması olduğundan temsil edemeyeceği, kısıtlıyı davada temsil etmesi için kayyım atanması ve taraf teşkilinin bu şekilde sağlandıktan sonra işin esasına girilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy