MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.04.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İİK'nun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılardan ...'in davacıya olan borcundan dolayı .... İcra Müdürlüğünün 2007/16235 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun diğer davalılarla kayden paydaş olduğu ... İli, ... İlçesi, ... parsel bulunan ...numaralı bağımsız bölümdeki borçlu adına kayıtlı hisseye alacak nedeniyle haciz konulduğunu ve İcra Mahkemesinden iş bu davayı açmak üzere yetki verildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda, borçlu ortağın alacaklısı, icra mahkemesi hakiminden İİK'nun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda, kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu İzmir İli, Karaburun İlçesi, 2665 parsel bulunan 2 numaralı bağımsız bölümün paylı mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz olup davalı borçlu ...'in 1/6 payının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalıya ait bu payın haczi ve satışı mümkün olduğundan davacının ortaklığın giderilmesi isteminde hukuki yarar bulunmamaktadır.
Bu itibarla mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 11.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy